|
 Fare Türleri
İnsanların yaşadıkları hemen her yerde bulunur ve onların besinlerine ortak olurlar. Yediği besinlerin yanında en az on katı kadarını kirletir. Hastalık taşıyıcıdırlar. Kemiricilerin bulaştırdığı hastalıkların en korkuncu koyu renk kabarcıkla deride beliren ve siyah ölüm denilen veba hastalığıdır. İnsanlara veba hastalığı sıçan piresi tarafından kemiricilerden taşınmaktadır. Kemiriciler gıda maddelerini kıl, dışkı ve idrarları ile kirleterek kullanılamaz hale getirirler. Kemiriciler ekili ve depolanmış ürünleri, kumaş ve inşaat malzemelerini tahrip ederler. Ayrıca elektrik, telefon, bilgisayar kablolarını, tahrip ederler. Mus musculus (Ev faresi) Rattus rattus (Ev sıçanı, Gemi faresi, Çatı faresi) Rattus norvegicus (Norveç sıçanı, Göçebe sıçan) yaygın ve önemli zararlara neden olan türlerdir.
Sağlıklı bir beslenme ancak hijyenik ortamlarda üretilen gıdalarla mümkün olabilmektedir. Gıda maddelerinin üretiminde hammaddeden başlayarak tüketiciye ulasana kadar bir dizi tedbirin alınması hijyenik bir gıda üretimi için büyük önem taşımaktadır. Bu tedbirlerden biri de gıdalara ve tüketiciye çeşitli yönlerden zarar veren Rodentlerle(kemiricilere) karsı etkin bir mücadeledir. Aksi taktirde hem insan, hem de gıda sağlığı riske girmektedir. Bunun yanı sıra Rodentler ekonomik açıdan büyük zararlar oluşturmaktadır. Nitekim FAO kayıtları en yaygın Rodentler olan fare ve sıçanların depolanmış ürünlerde yaklaşık % 5, tarlada mevcut üründe ise yaklaşık % 10 oranında bir ürün kaybına neden olduğunu vurgulamaktadır. Temelde bir fare günde yaklaşık 3 gram, yılda ise 1 kg. yiyecek tüketebilir. Bu durumda 1000 fare bir yılda bir ton yiyecek tüketebilmektedir. Bu da sebep olduğu ekonomik kaybın büyüklüğünü gösteren önemli bir veridir. Ancak zarar bununla sınırlı kalmamaktadır. Bu tür rodentler kemirme ihtiyaçlarını karşılamak için tükettiklerinden çok daha fazlasını zarara uğratırlar. Ayrıca gıda dışında kablo,su borusu vb. materyalleri de kemirerek kullanılamaz hale getirebilirler. Sağlık açısından çeşitli kontaminasyonlara neden olmaları açısından da önemlidir. Çeşitli bakteriyel etkenlerin yanı sıra viral ve parazitler etkenlerin ve mantarların kontaminasyonuna yol açabilirler. Rodentler tarafından bulaştırılan çeşitli hastalık etkenleri Bakteriyel Etkenler Viral etkenler - Kuduz virüsü - Domuz vebası virüsü - Encephalitis virüsü Mantarlar - Trichophyton quinckeanum - Trichophyton schoenleinii Parazitler etkenler - Yersinia pestis (veba etkeni) - Salmonella sp. - Shigella sp. - Yersinia enterocolitica - Yersinia pseudotuberculosis - Francisella tularensis - Listeria monocytogenes - Pseudomonas pseudomallei - Streptobacillus moniliformis - Clostridium botulinum - Leptospira spp. - Spirillum minus - Coxiella burnetii - Erysipelothrix rhusiopathiae - Mycobacterium tuberculosis - Vibrio cholerae - Borrelia sp. - Trichinella spiralis - Hymenolepis nana - Hymenolepis diminuta - Echinococcus multilocularis Gıda işletmelerindeki önemli rodentler Gıda isletmelerinde karşılaşılan rodentlerin başında Rattus norvegicus (Norveç sıçanı, Göçebe sıçan), Rattus rattus (Ev sıçanı, Gemi faresi, Çatı faresi) ve Mus musculus (Ev faresi) gelmektedir. Sekil 1’de bu tür Rodentler ait önemli bazı özellikler verilmektedir.
Sekil 1 : Rat ve farelerinin anatomik bazı özelliklerinin karşılaştırılması
 Bu tür rodentlerle etkin bir şekilde mücadele edebilmek için öncelikle onların çeşitli özelliklerini tanımak gerekmektedir. Bu özellikler aşağıda kısaca verilmektedir
Dağılım ve yerleşim Rodentler 1500’ü askın cins ile en geniş memeliler grubunu oluştururlar ve tüm dünyaya yayılmışlardır. Bazı türler insanlarla beraber yasamaya iyice adapte olmuşlardır. Rattus norvegicus çoğunlukla insanların barındığı ev ve binaların alt ve bodrum katlarında ve de kanalizasyon sistemlerinde yasar. Kırsal alanlarda yasayanlar ise su kaynaklarına yakın ahır, çöplük, depo ve kanallara yerleşirler. Rattus rattus sıcak ortamları sevdiğinden çoğunlukla evlere ve kapalı mekanlara yerleşir. Özellikle binaların üst katlarında ve çatıda yaşamını sürdürmeyi tercih eder. Mus musculus ise yoğun olarak kırsal ve kentsel yörelerdeki binalarda ve kanalizasyon şebekelerinde yasamaktadır.
Fiziksel özellikler ve karakteristikleri Rodentler dişlerinin yapısı ve dizilişi ile diğer memelilerden ayrılır. Bir çift alt ve üst ön dişleri vardır. Azı dişleri yoktur. Ön dişlerle arka dişler arasında diastema olarak adlandırılan bir boşluk vardır. Farelerdeki ön dişlerin özelliği sürekli uzaması ve içeriye doğru kıvrılmasıdır. Aşırı içeriye uzamış dişler farelerin gıda maddesi alımını olumsuz yönde etkilemekte, ölümüne neden olabilmektedir. Bu nedenle fareler sürekli bir şeyler kemirerek ön dişlerini aşındırmaya, fazla uzamasını ve kıvrılmasını engellemeye çalışırlar.Ön dişler dudakların dışında olduğundan kemirdikleri, ısırdıkları herseyi yutmak, sindirmek durumunda değildirler. Bu arada aşınmaya bağlı olarak ön dişler oldukça keskin hale gelirler. Özellikle Rattus rattus ve Mus musculus çok iyi tırmanıcıdırlar. Bunun yanı sıra zıplama özellikleri de iyidir. Rattus norvegicus 70 cm., ufak fareler ise 25 cm. ye kadar zıplayabilir.Tırmanma ve zıplama özellikleri yerleştikleri yerlere girişi ve yayılışı açısından önemlidir.Ayrıca kanalizasyon şebekeleri yoluyla da binalara girebilirler. Yüzme yetenekleri vardır ve dalıp uzun süre suyun altında kalabilirler. Duyu özellikleri Fare ve sıçanlarda dokunma en önemli duyulardan birisidir. Bu sayede nesnelerin şekillerini tahmin edebilir ve çevre sınırlarını belirleyerek yönünü bulabilir. Bu amaçla vücudundaki tüyler ve bıyıklardan yararlanır. Koku ve tat alma duyuları birbirleriyle yakın ilişkilidir. Fare ve sıçanların koku alma duyuları çok gelişmiştir. Ani gürültülere ve ültrason gibi yüksek frekanslı seslere karsı da oldukça duyarlıdır. Bunların yanı sıra fare ve sıçanlar renk körüdür. Görme duyusu diğer duyulara kıyasla daha az kullanılır. Göz özellikle ışık yoğunluğundaki farklılığı değerlendirmek ve yakındaki hareketleri fark etmek açısından önemlidir. Bunun ötesinde diğer duyulara kıyasla daha az kullanılır. Davranış özellikleri Rodentler gündüz daha az aktiftirler. Genellikle gece hareket ederler. Aktiviteleri karanlık başlangıcında ve günesin doğusundan önce daha yoğunlaşır. Ancak yiyecek kıtlığı gibi rahatsız edici bir durum varsa veya popülasyon yoğunsa gündüzleri de aktivite gösterebilirler. Yiyecek kaynaklarının az veya çok olmasına göre de kendi sınırlarını genişletebilir veya daraltabilir. Zamanlarının % 20’sini doğal bir davranış özelliği olan yalanma ile geçirirler. Yalanarak ayaklarını ve tüylerini temizlerler. Bu özelliğinden mücadele amacıyla yararlanılabilir. Bu amaçlarla toz halindeki zehirlerle teması sağlanır. Ayak ve tüylerini yalayarak buralara bulaşmış zehirli maddeleri sindirim sistemine alması sağlanır. Bir başka önemli özellik diğer memeli hayvanların aksine çok soğuk koşullarda dahi yasayabilmesidir. Hayat çemberi ve üreme özelikleri Laboratuar koşullarında farelerin 2 yıldan fazla bir süre yaşayabildiği görülmekle beraber doğal koşullarda genellikle 1 yıldan daha az yasarlar. Dişilerin yasama süresi daha uzundur. Fareler koloniler oluşturabilir. Her koloni belli bir bölgeyi sahiplenir ve yabancı koloniden farelere karsı korurlar. Kolonide popülasyon yoğunluğu arttıkça daha kıdemli olanlar yiyecek kaynağına yakın, daha iyi yerleri alırlar.Kemirgenler çok hızlı ürerler ve tek bir çiftten oldukça büyük bir popülasyon oluşabilir. Uygun yerleşim koşullarında sayılarında yıl boyunca artışlar olur. 3 aylık olana kadar üreyemezler. Çiftleşmenin ardından çok kısa bir hamilelik süresi geçer ve doğum gerçekleşir. Birçok memeli hayvanın aksine fareler doğumu takiben tekrar çiftleşebilir ve yaklaşık her 24-28 günde bir doğururlar. Populasyon çoğalır, kaynaklar azalırsa üreme hızı düşürülür.Anne farenin en önemli görevlerinden biri yavru için yuva yapmaktır. Yeni doğmuş yavrular kör, birkaç kısa bıyığın dışında tüysüz ve tamamen yardıma muhtaçtır. 14 gün içinde tüyleri tamamlanır, gözleri ve kulakları açılır, ön dişleri çıkar. Yeni doğmuş bir ev faresi sadece 1 gram ağırlığındadır . Gıda ve Beslenme Her cins dengeli bir diyete ihtiyaç duyar ve çok çeşitli gıdalarla, hem etçil, hem otçul olarak beslenebilirler. Tahıl ürünleri diyetlerinin önemli bir kısmını oluşturur. Bundan dolayı yem formülasyonları tahıl bazlıdır. Bununla birlikte et, balık, böcekler ve değişik tür sebzeler de tüketirler. Bir hayvanın diyetinin tam bir kompozisyonu ise bölgesel olarak hangi gıdaların elde edildiğine bağlıdır. Fakat Mus musculus gıda seçiminde ilginç bir şekilde farklılık gözetmezler. Kentsel bölgelerde insanlar ne yiyorsa aynısını yerler. Proteinli gıdalar içeren zengin diyetlerle rahatça gelişip ürerken, esansiyel vitaminlerden yoksun tek çeşit diyetle çok az gelişirler. Ekili arazilerde fareler tahıllara ve köklere saldırırlar. Kentte yaşayan Rattus norvegicus çöplüklerden yiyeceğini sağlayabilir. Bazen sabun, yapıştırıcı, plaster ve cam macunu bile yerler. Dışkılarının renginden bunlar anlaşılabilir. Rattus rattus diğer iki cins ile karsılaştırıldığında bazı meyveler içeren daha sınırlı bir diyet ile beslenirler. Rattus norvegicus, su yokluğundan çok etkilenir. Fakat aşırı su yokluğunda diğer iki cinsin doğurganlığı azalır. Eğer yiyecek sınırlıysa, su tüketimi de azalır. Mus musculus çok az su ile yasayabilir ve ihtiyacını gıdaların nemi ile karsılar. Eğer gıda %15-16 nemli ise su içmeye ihtiyaç duymaz. Bununla birlikte küçük fareler domates, elma, karpuz gibi sulu gıdalardan su ihtiyaçlarını karsılar. Su için iyi bir kaynak olan damlayan musluklar, akan tavanlar ve su yolları ıslah edilmelidir. Su imkanının olmadığı şartlarda farelerle mücadele için sıvı zehirle ıslatılmış tahıllar kullanılabilir. Kemirgenler, yüksek metabolik hıza sahip olduklarından yasamak için önemli bir miktar enerjiye ihtiyaç duyarlar. Ortalama olarak vücut ağırlığının %10’u kadar yem tüketirler. Yetişkin Rattus norvegicus bir günde 20-25 g. kuru yiyecek, ev faresi ise 2-3 g. yiyecek yer. İri fareler diğerlerine göre daha düzenli yeme alışkanlığına sahiptir. Rattus norvegicus , muhtemel tehlikelere karsı, bir savunma olarak, yiyeceklerini saklayıp gizli bir yerde yeme eğilimi gösterirler. Bundan dolayı taşınabilir yemlerin kullanımı, fareler tarafından başka biir yere taşınmasıyla, hedef olmayan canlılara karşı bir tehlike oluştururlar. Yiyeceğin taşınarak saklanması öğrenilmiş bir davranıştır ve yiyecek sıkıntısı çekmiş farelerde daha sık görülür. İri farelere karsın Mus musculus hafif, aralıklı ve düzensiz beslenir. Farklı bölgelerden az miktarda yeme eğilimlidir. Kontrol için çok sayıda küçük yem istasyonu oluşturulması gerekir. Daha etkili olmak için fareleri yemlere çekmek yerine, yemleri farelere götürmek gerekir. Rahatsız edilmeden serbest bırakılırsa, fareler gündüzleri de sıklıkla beslenecektir. Fareler ortak özellik olarak yiyeceği alıp, kapalı ve güvenli bir yere götürürler. Sıçan ve fareler bazen yiyecek bulamadıkları durumlarda kendi dışkılarını da yerler. Kemirgen Aktivitesinin işaretleri ve Bıraktıkları İzler Kemirgenler aktiviteleri sırasında, arkalarında bazı izler bırakırlar. Bu izlerden varlıkları, cinsin tanımlanması ve istilanın boyutları anlaşılabilir. Gözle Görme Bir fare istilasının olduğunun en emin kanıtıdır. Ayrıca cinsin doğru tanımlanmasını sağlar. Yeni ölmüş bir fare, istilanın hala aktif olduğunun en iyi kanıtıdır. Eğer gün boyunca sık sık canlı fareler görülüyorsa geniş bir istila olduğunu veya kemirgenin çevresinin rahatsız edildiğini gösterir. Bununla birlikte yine de istilanın boyutlarını tam güvenilir olarak veremez. Koku Fareler, karakteristik bir bayat koku oluşturur. Bu koku uzun süreli istilalarda ve rahatsız edilmemiş kapalı yerlerde daha da belirginleşir. Bununla birlikte farelerin istilası kontrol altına alındıktan sonra bile bir süre devam edebilir. Dışkı İzleri Her 3 cinsin dışkıları, boyutlarına ve şekillerine göre değişebilir. Rattus norvegicus’un dışkısı ortalama olarak 12 mm uzunluğunda ve mekik şekillidir. Rattus rattus’unki ise daha ince, hafif eğri ve yuvarlak uçludur. Ortalama olarak 9 mm olup, daha küçüktür. Ev faresinin dışkısı ise çok daha küçük, 3-7 mm boyunda ve mekik şekilli olabilir. Rattus norvegicus her gün ortalama 40, Mus musculus ise 80 dışkı üretir. Dışkı tazeyken yumuşak ve parlak olup, iklime göre değişiklik göstererek bir-iki gün içinde donuk ve sert olur. Bu nedenle dışkının yapısından istilanın aktivitesi anlaşılabilr. Dışkılar, binalarda sıklıkla odaların köselerinde, duvarların üstünde ve paketlerin arasında bulunur. Çatı boşluğunda görülebilen yarasa dışkıları, ev faresi dışkılarına benzeyebilir fakat kolay ufalanır ve böcek parçaları içerir. İdrar İzleri Kir, yağ, toz ve idrardan oluşan ufak tepecikler, ev faresi tarafından sıklıkla kullanılan yerlerde oluşurlar ve uzun süreli bir istilayı işaret ederler. Kıllar Kemirgen kıllarını ayırt etmek zordur fakat belki de en kolay açık renkli maddelerin (un gibi) kirliliği şeklinde görülebilir. Laboratuar tekniklerini kullanarak kılları ayırt edilebilir. Yolculukları Sıçanlar ve daha az oranda fareler, gezerken aynı rotayı izlerler. Bu karakteristik yollar daha çok bir korunmanın yakınında veya altındadır. Dışardaki bir Rattus norvegicus’un izleri otlarda sürekli bir ezilme ve çıplak toprakta asınmış yollar seklinde ortaya çıkar. İçerdeki izler ise tozlu bir bölgede, temizlenmiş görünümlü yüzey seklindedir. Tozlu yüzeylerde hareket eden fare ve sıçanların ayak izleri görülebilir. Açık bir ayak izi ön ayakta 4 parmak ve arka ayakta 5 parmak seklindedir. Uzun, ince izler ise kuyruklarına aittir. Lekeler Sürekli gidip geldikleri yollarda, tüylerindeki yağ ve toz ile yüzeylerde koyu renkli lekeler oluştururlar. Binalarda bu lekeler sığınma yerlerinin girişlerinde, duvar ve basamak üstlerinde, borularda ve kirişler boyunca görülür. Eğer lekeler kalın, parlak ve geniş ölçüde dağılmışsa kuvvetli bir istila olduğunu gösterir. Bu lekeler istila temizlendikten sonra uzun süre kalabileceğinden yeni bir istila için çok kuvvetli bir indikatör değildir. Sığınaklar, Topraktaki Delikler ve Yuvalar Rattus norvegicus’un oluşturduğu delikler daha çok eğimli topraklarda ve kütük, ağaç kökleri, kaldırım gibi yerlerde olur. Giriş delikleri genel olarak 1 - 2 cm çapındadır. Girişe yakın yerlerde toprak yığınları görülür, eğer delik sıklıkla kullanılıyorsa bu toprak çiğnenmiştir. Girişlerdeki örümcek ağı ise son zamanlarda kullanılmadığını gösterir. Bina içlerinde, sıklıkla ziyaret edilmeyen, ölü noktaların çokluğuna bağlı olarak ev faresinin oluşturduğu yuvalar artar. Fareler iyi tırmanıcılar olduğundan, yuvalar herhangi bir seviyede olabilir. Gemi sıçanları, binalarda yüksek yerlerde yuvalar yapar. Norveç sıçanı ise büyük duvarlara yerleşir. Yuva yapmak için her türlü madde kullanılabilir. Çuval, kağıt veya ambalaj malzemelerinin aşındırılması bir yuva yapıldığını gösterir. Yapılara ve eşyalara yapılan zararlar Kemirgen aktivitesinin en önemli belirtileri yenilmiş, dökülmüş veya biriktirilip, saklanmış yiyecekler, zarar verilmiş ambalaj malzemeleri ve benzer aşındırma izleri, ön dişlerin ölçüsü, bir fare veya sıçan istilası olduğu konusunda bilgi verebilir. Mus musculus ( Ev faresi) Tanımı: Baş + gövde 6-9,5 cm, kuyrukları 16-28 cm., ağırlıkları 12-30 gr. kadardır. Renkleri açık kahverengiden siyaha kadar değişir. Mus musculus musculus ta kuyruk, baş+ gövdeden daha kısadır.
 Mus musculus L. Ev faresi Mus musculus musculus (Doğu faresi) Yaşayışı ve Beslenmesi: Yılda 5-10 defa, 6-13 yavru doğururlar. Yavrular 30-40 günlük oldukları zaman çiftleşip yavru yapma yeteneğine kavuşurlar. Özellikle tahılları çok severler, yağlı tohumlar, et ve ürünleri, kağıt, çuval ve kitapları kemirirler Geceleri işlektirler, evlerde yaşayanların yaşam alanları bazen birkaç metre kareyi geçmez. Besinleri depo etmezler. Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzebilirler. Koku alma ve işitme duyuları çok iyi gelişmiştir. Eğer populasyon aşırı derecede artarsa bir çeşit doğum kontrolü ortaya çıkar. İnsanların besinlerine aşırı ölçüde zarar verirler; ayrıca tifüs, tulerami hıyarcıklı, veba gibi hastalıkların etmenlerini, besin zehirlenmelerine neden olan salmonellayı ve diğer bir çok bakteri çeşidini taşırlar.
 Mus musculus musculus L. Doğu faresi Rattus rattus (Ev sıçanı, Gemi faresi, Çatı faresi) Tanımı: Vücut 17-23 cm., kuyruk 20-25 cm., ağırlıkları 300 gr kadardır. Sırt rengi koyu kahverengiden siyaha kadar, karın rengi kirli beyazdan koyu griye kadar değişir. Yaşayışı ve Beslenmesi:Tüm yıl boyunca yılda 3-6 defa, 6-13 yavru doğururlar, gebelik süreleri 21-26 gündür. Doğan yavrular 2-3 ay sonra erginliğe ulaşır ve 5 yıl kadar yaşayabilirler. Evlerde kahve renkli sıçanla birlikte bulunabilirler. Bu sırada kahve renkli sıçan bodrum katlarda(çünkü nemli yerleri daha çok severler), siyah sıçan ise üst katlarda yaşar (kuru yerleri sever). Nocturnaldirler (Gece faaliyet gösterirler). Bitkisel besinleri tercih ederler. Hayvansal besinleri yalnız gerektiğinde yerler. İnsanların besinlerine en çok zarar veren hayvanlardır. Taşıdıkları pireler, idrarlar ve tozlarıyla da insanlara çeşitli hastalıkları taşırlar.
 Rattus rattus L. Siyah sıçan veya Ev sıçanı Rattus norvegicus (Göçmen sıçan veya Kahve renkli sıçan ) Tanımı:Vücut 20-26 cm., kuyruk 22 cm., ağırlıkları 500 gr. kadardır. Sırt rengi açıktan koyu kahverengine kadar değişir.Karın rengi beyazımsı açık gridir. Yaşayışı ve Beslenmesi:Tüm yıl boyunca ,yılda 7 kez her seferinde 1-11 yavru doğururlar. Eşeysel kızgınlıkları 6 saat sürer, bu sırada değişik erkeklerle 200-500 kez çiftleşirler. Yavrular 22 gün sonra anneden ayrılarak bağımsız yaşamaya başlarlar. Besin az olunca aynı yuvada üç nesil bir arada bulunabilir. Kolonideki bireyler birbirlerini kokularından tanırlar. Bazen bir kolonide 60 tan fazla birey bulunur. Eğer anne herhangi bir nedenle ölürse, diğer bir anne yavruların bakımını üstlenir. Toprakta galeriler açarlar, burada uyuma, besin depolama ve düşmanlarından korunma odaları bulunur. Binaların bodrum katlarında, kanalizasyon kanallarında, yer altı boşluklarında, ahır ve benzeri yerlerde de bulunurlar. Omnivor olan bu hayvanlara, besin bulabildikleri her türlü ortam ve koşulda yaşayabilirler. Geceleri besin aramak için 3 km yol kat edebilirler. Eğer yedikleri besin, su bakımından fakirse sık sık su içerler. Rahatlıkla suya dalıp, yüzebilir ve balık avlaya bilirler. Bitkisel besinleri genellikle depo ederler, leş de yerler, bebeklere ve kendini koruyamayacak şekilde güçsüz olan yaşlılara bile saldırdıkları saptanmıştır. Kuduz, tifüs, trişin, tularemia, ve daha birçok hastalığı insanlara bulaştırırlar. Özellikle taşıdıkları kara veba hastalığından 1342-1357 yılları arasında Avrupa nüfusunun %25 i, 1892-1918 yıllarında ise Hindistan da 11 milyon insan ölmüştür. Bu hayvanlarda görülen ilginç davranışlardan biriside tehlike karşısında kuyrukları ile bir birlerine düğümlenmeleridir. Daha çok yeni yavrularda görülen bu tip düğümlere” Yaşayan gordion düğümü” denir.
 Rattus norvegicus B. Göçmen sıçan veya Kahve renkli sıçan  |